YAZARLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan doğru söylüyor…

Cumhurbaşkanı almış eline bir ana muhalefet partisi bir sağa vuruyor bir sola vuruyor, sonra da elinin tersiyle itip “Bunlar ne siyaset yapabiliyor ne de muhalefet” diyor. Türkiye’de enflasyonun olmadığını söyleyen Erdoğan, elinde bir liste alarak ak partiden önceki dönemlerde enflasyonun tavan yaptığını söylüyor. Sonra yeniden topu ya dış siyasete atıyor veya ana muhalefet partisine. Olmadı gerçekleri yansıtan bizlerin üzerine yöneliyor.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm konuştuklarına hak veriyorum ve Türkiye’de enflasyonun olmadığını ve zamlarında o kadar fazla olmadığına katılıyorum. Sayın Erdoğan, ana muhalefet gerçek anlamda ana muhalefetliğini yapmış olsaydı siz de orada rahat rahat konuşup onu bir oraya bir buraya savuramazdınız. Bu çığlık ana muhalefetin çığlığı değil, açlık sınırının altında olan asgari ücretlinin sesi, yoksulluk sınırı altında olan memurun sesi. Eğer yaşlılıktan duyma yetisini kaybetmiş sesin yönünü göremiyorsanız buna söyleyecek lafım yok.

Bizlere sorunlarını ve dertlerini anlatan Çekmeköylü, Sancaktepeli, Sultanbeylili, Ümraniyeli, Ataşehirli, Üsküdarlı, Beykozlu, Maltepeli, Kartallı yani Anadolu Yakası ve İstanbullu vatandaşların haykırışlarını aynen aktarıyorum. “Sevgili cumhurbaşkanımız elinde liste almış enflasyonun olmadığını söylüyor. Şu anda vatandaşın herhangi bir sorunu olmadığını dile getiriyor. Sayın Erdoğan’a soruyoruz 2 bin 100 liraya çıkarttığı asgari ücretle iki çocuk okutsun ve aile geçimini sağlatsın da biz de o zaman haklı diyelim. Veya bir memurun maaşını alsın ev geçindirsin de konuşsun.” diye belirtiyorlar.

Erdoğan’ın sürekli eskiye gittiğini ifade eden vatandaşlar, “Sayın cumhurbaşkanı annesinin dönemine sürekli gidip gelip duruyor. Evet eskiden her çok pahalıydı ama o pahalılığa rağmen alınan ücretle ev giderleri karşılandığı gibi para biriktirme imkanı oluyor. Şimdi ise bırak para biriktirmeyi bankaya borçlanmayan yok. Ak Parti iktidar olmadan önce patates, soğan, domates ve etin kilosu kaç liraydı. Şimdi ne kadar. Köprü geçiş ücretleri, Benzin, Elektrik, su, doğal gaz, otobüs, tramvay fiyatları nereden nereye geldiğine bir baksın. Sonrada vatandaşın aldığı parayla bir geçinsin. Annesinin dönemini o unutmuştur ama biz o dönemi şu an özlüyoruz. En azından emekli olduğumuzda veya aldığımız parayı biriktirdiğimizde ev araba alma imkanımız oluyordu. Şimdi hepsi hayal, vatandaş geleceğinden umutsuz” diyerek isyanlarını da dile getiriyorlar.

Evet, sayın Erdoğan haklı söylüyor enflasyon etkilemedi diyerek konuşmalarını sürdüren başka bir vatandaş, “Eskiden devletin denetleme mekanizması işliyordu. Şimdi müfettişler denetimleri yapıyor amma kişilere müdahale edemiyor. Bugün yolsuzluklara karışmış bakan, vekil, başkanlar, bürokratlar ve memurlar denetimlere girmeden görevden ayrılıyorlar. İşinden ayrılan veya ayrılması istenen kişilerin vurgunları belki 50 yıl çalışsa o parayı kazanamaz. Kim hesap soruyor hiç kimse. Yerel yönetimlerde görev yapan ve sonra hayal edilemeyecek zenginliğe karışan bir kişi neden bir daha memur olsun ki! Bugün bakan, vekil, il, ilçe belediye veya teşkilat başkanı – yardımcısı olupta zengin olmayan kaç kişi var? Bunlara enflasyon artışı pek etkilemez. Çünkü alın teriyle değil kendi becerileriyle halkın olması gerekenleri kendi hesaplarına geçirdikleri içindir.” yorumlarına yer verdiler.

Belediyelerin halkın yanında olması gerekliliğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu değerlendirmesine de, “Sayın Erdoğan para getiren ve kazandıran belediye başkanlarını seviyor. Kendi kendine zengin olan belediye başkanını seviyor. Erdoğan her seferinde belediye başkanların halka kapısı açık olması gerekliliğin savunurken bugün yüzde 70’i kapalı kapılar arkasında iş yapmayı bırakın artık çantaların ve bir çok imar – ihale işleri özel ofislerde gerçekleşiyor. Vatandaşa belediye hizmet kapıları ancak seçimden seçime açılıyor. Ak Parti içerisinde azınlık siyaseti yapılıyor. Eğer büyük götürenlerin yanında küçük kırıntılarla idare etmeye çalışıyorsanız sizden iyi ve dava adamı olan yoktur. Lakin ‘Niye bunu yapıyorsunuz. Bu kul hakkıdır’ dediğinizde bu içimize sokulmuş bir ajandır, münafıktır vs” diyerek uzaklaşması sağlatılıyor. Sonra da ‘yaf biz çağırıyoz o gelmiyor’ sonrasında da en iyi belediyeciliği kendilerinin yaptığını söylüyor. Kendi söylediğine kendi ne kadar inanıyor acaba. Zaten inanmadığı için vatandaşı değil oyuncağı Ana muhalefeti eline alıyor bir oyana bir buyana sallıyor işte” şeklinde konuşuyorlar.

Hacker saldırıları da işe yaramıyor çünkü halk sürekli konuşuyor ve gerçekleri görmek istiyor. Aynı zamanda da Ak Parti’ye birşeyleri göstermeye çalışıyor. Vatandaşlar ABD’de AB’de ve diğer gelişmiş ülkelerde olan devlet yapısını istiyor. Orada yolsuzluk ve dolandırıcılık yapanları devletten vergi kaçıranlara, yolsuzluk yapanlara, zimmetlerine para geçirenlere, rüşvet alanlara neler yapılıyorsa aynısını istiyor. Türkiye’de bunlar yapılmazsa eşit dağıtılsa vatandaşın rahat nefes alacak. Para ekonomisi sadece devletler arasında değil halkla devlet arasında da geçerlidir. Bir çok hükümetin yıkılması halkla devlet arasında ki bu bağın kopmasını sağlayanlar yüzünden kaynaklanmaktadır.

TAMER AYDEMİR’İN DİĞER YAZILARI OKUMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLA…

–> İdama götüren imar uygulaması…
–> Siyasetten kazanmak mı, kaybetmek mi?…
–> Belediyelerde hala kaçak var…
–> İktidar ve Ana Muhalefetin yereli Kartal’da çöktü!
–> Halden hallere giren zamlara basit tepki…
–> Borçlu vatandaşlar bankalardan dönüyor…
–> Cumhurbaşkanı Erdoğan doğru söylüyor…