YAZARLAR

Borçlu vatandaşlar bankalardan dönüyor!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası ve Vakıf Bank’ın kart ile kredi borcu olan vatandaşların en fazla yüzde 2 faizle 60 ay vadeyle borçlanarak tüm borçlarını kapatacağı müjdesini verirken bankalara gidenler hüsrana uğruyorlar. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yıl sonu bütçe açığının 72.6 milyar lira ile hedefleri ile uyumlu geldiğini söyledi. Albayrak paylaşım sitelerinde yaptığı açıklamasında “2017 yılında bütçe 47.4 milyar lira açık vermişti. Bütçe açığı 2018’de geçen yıla göre yüzde 53 artış gösterdi. 2018 yılında Bedelli Askerlik’ten bütçeye 9.5 milyar TL girmişti. İmar Barışı için de bu yıl vatandaş tarafından ciddi ödemeler yapıldı.” şeklinde toz pembe tablo çizmeye devam etti ama görünen köy öyle olmadı.

Binlerce vatandaşımızın mail ve vatshaptan gönderdikleri mesajlar insanların mağduriyetinin ne kadar kötü olduğunu gösterdi. Siyasetçilerin vatandaşların sorunlarından çok çok uzaklarda olduğunu gösteren bir tablo ortaya çıktı. Yerelden genele vatandaşların sorunlarından uzak durmaya devam edilmesi ise çileden çıkartıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kredi kartı ve kredi borcu olupta banklara akın eden vatandaşlar, söylenenin aksine çözümler sunulması ve kerdi veri bir kaç gün içerisinde bankalar eritti. Borçlarını uzun vadeye bölerek kart ve kredi borçlarını ödemeyi hayal eden vatandaşlara ard arda tokatlarda Ziraat ve Vakıf Bank’tan geri döndüler.

Bankaya giden ve çeşitli bankalara kredi kartı veya kredi borcu olan, yani borcu borçla kapatarak hayatlarını idame etmeye çalışan açlık sınırında maaş alan, emekli, asgari ücretli, memur, yeni işe girmiş her bir umutla ekonomilerinin mutlaka iyileşeceği düşüncesiyle hareket edipte borçlarını yeni borçla kapatmak için ziraata ve vakıf banka koştular. Koştular koşmasına ama adeta çift tokat yiyerek sersemlenmiş vaziyette geri döndüler. Vatandaşlar kredi veya kart borçlarını taksitlendirmek isterken bankadakilerin ilginç şartları öne sunmasıyla adeta şoke oldular.

Vakıfbank kendi müşterilerinin kredi ve kart borçlarını ötelediklerini sunarken, ziraat bankası da önünde kimin ne kadar borcu olduğunu gösteren bilgilere sahip iken, vatandaşlardan 2019 borcu olanlar dahil değil, kara listeye girenler olmuyor, kredi borcu olanlar varsa veya maaşını beli krediye bağlamış kişiler dahil değil, kredi isteyen kişiler ise “Önce git borcunu kapat, emekliysen maaşını bankamıza getirt bir ay sonra bir kefil al gel size kredi açarız” gibi çeşitli gerekçelerle vatandaşları geri çevirdiler. Bir kaç gün içerisinde uzun kuyruklar anında erimiş oldu.

Bankacıların kefilsiz kredileri genelde maaşı yüksek veya şirketleri olanlara vermeleri ise vatandaşlardan, “Bu hükümetin kimlere hizmet ettiği alenen ortaya çıktı. Kefilsiz krediler, hükümetin ihaleleri zengin görünen veya kendilerini zengin tanıtan, mecliste yakını olanlara komisyon vererek kredi alıp, şirket büyüttüklerini sonra da iflas gösterip borçları vatandaşların üzerine yıkıyorlar. Olan yine bizim gibi geleceğe umutla bakan garibanlara, asgari ücretlilere, emeklilere, işsizlere ve memurlarımıza olmakta. Borcu borçla kapatarak ekonominin düzeleceğini bekleyen bizler, bir gün bir gün bu güneşin bize doğacağını beklerken, yalan veya yanlış söylenenlerin peşinde koşarak banka kapılarının suratlarımıza tokat gibi patlamasından haz duyanlara Allah elbet bir gün hesabını sorar” diyerek isyanlarını dile getirdiler.

Yerel seçimlerin gelmesiyle birlikte Müslümanların ve Türkün aklıyla oynayanlar tarihe bir daha baksınlar. Liderlerine değer veren bu milletin haklarını çarçur edip kendi akrabalarına adeta peşkeş çekip, onlara binlerce dolarlar kazandırıp sonra, “Onlar yolsuzluklara adları karışmışsa biz onları bu makamlarda barındırmadık. Hak yerini buldu” diyerek işlerden el çektirip, onlara kazandıklarının hesaplarını sormayıp rahat hayat sunanlar bir kez daha düşünmeliler.

Bankalardan hüsranla dönen vatandaşların isyanı son noktadaydı, “Hep düzeni değiştiriyoruz diyerek peşlerinden koşturdular. Aslında düzeni değil düzüleni değiştirseler o zaman bizim acımızı anlayacaklar. Başa gelen adeta bu milletten geçmişte o makamlarda çektirenlerin acısını onlardan değil yine milletten çıkartıyorlar. Türkiye’de yokluğun her türlü sıkıntının acısını gördü ama parasızlık yüzünden onurunu kaybettiren milletin acısı ağır geldi bu kez. Siyasetlerini ona göre yön vermeliler. Yugoslavya yıkıldığında, Irak yıkıldığında, Mısır yıkıldığında olanlar buz dağının görünen kısmı gibiydi. Olanlar sadece vatandaşlara olmadı. Vatandaşları gösterdiler diğer sömürge toplumlar ayaklanmasın diye. Amma gel gör onları o hale getiren yöneticilere n’oldu? Bu nedenle bu ülkenin kıymetini vatandaşların bildiği kadar iktidar ve ana muhalefettekilerde iyi bilsinler bizce. 15 Temmuz’da binlerce şehit verdik. Ülkenin sosyal devlet olup demokratik olması için. Olduğu yerde ve hırsızlara pervarsızca peşkeş çekilmesine müsade edilmeden yönetilmesi için. Ülkenin kaynaklarını pervarsızca kişisel çıkarlarına aktaranlara eski yeni tüm siyasetçilerden hesap sorulmalı mı sorulmamalı mı ona meclistekiler karar versinler. Ona göre düşünsünler. Bu tokatın bedeli seçimden çıkacağı gerçektir. Kimse umduğunu beklemesin.” diyerek tepkilerini dile getirdiler.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.